Cengiz ÇETİNTAŞ     cencetintas@gmail.com
GERİ    
            
          Osmanlı Devletinde hukuk sistemi şer’i hukuk ve örfi hukuk olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Kuruluşundan Tanzimat’a kadar geçen sürede yürürlükte bulunan hukuki hükümler çoğunlukla dini kurallardan oluşan özel hukuk kurallarından olup, kişiye ve aileye ilişkin hükümleri kapsamakta idi. Buna karşılık bazı mal ilişkilerindeki örf ve adetten gelme kurallarda hukuki hükümler vardı. Cezai hükümlerde ise temel esas Şeriatın emirleri olmakla birlikte, bazı konular ve cezalar şer’i uygulamalardan kısmen ayrılarak devrine göre ya hafifletilmiş ya da şiddetlendirilmişti. Devlet yönetimi ile ilgili hükümler devletin teşkilatına, arazisine, vergilerine ve azınlıklara ilişkin kurallardı. Bu alanda dini kuralların etkisi diğer alanlara göre daha azdı. Diğer taraftan Devlet yönetiminde hemen her gün ortaya çıkan değişik ihtiyaçlar, İslam hukukunun donmuş kalıpları dışına çıkılarak yeni düzenlemelerin yapılmasını zorunlu kılıyordu. Bu zorunluluk sonucu ulema, şeriatın özüne dokunmamak şartıyla egemenlik hakkına sahip olan padişahlara bu konuda istedikleri gibi davranma yetkisini vermişti. Osmanlı padişahlarının bu yetkiye dayanarak ortaya koydukları hukuka örfi hukuk adı verilmişti. Padişahların çıkardıkları en önemli kanunnameler Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman dönemine aitti. Bu tür kanunnameler çıkarılırken genellikle memleketin özellikleri göz önünde tutulmuşsa da, çoğu kez yapılan düzenlemenin şeriata aykırı olmadığını kanıtlama yoluna gidilmişti. On yedinci Yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’ndeki gerileme tüm alanlarda olduğu gibi hukuk sisteminde de kendisini hissettirmiştir. Osmanlı hukuk sisteminin bu durumu Tanzimat dönemine kadar devam etmiş ve çağdaş anlamdaki hukuk hareketleri ilk kez Tanzimat Fermanının yayınlanmasından sonra başlamıştır. Bu dönemdeki hukuki yenilikler bazı alanlarda tamamen yerli nitelikte ve yürürlükteki dinsel hukuk düzenini çağdaşlaştırmak yoluyla yapılırken, bazı alanlarda ise tamamen yabancı kanunların benimsenmesi yoluna başvurulmuştur. İlk düzenlemeler ceza hukuku alanında görülmüştür.                                                   (Devamı...)  
 
  E-KİTAP